Kişi, arkadaşının dinindendir

Peygamberimiz (sas), “Kişi dostunun dini üzerinedir. Sizden herhangi biriniz, kiminle dostluk ettiğine iyi baksın.” buyurur. Seçilecek arkadaşta öne çıkan ilk vasıf ise güzel ahlaktır.

Her ferdin iyi insanlardan oluşan bir arkadaş çevresinin olması, sosyal bir varlık olan insan için bir ihtiyaçtır. Bu ihtiyaca binaen, Allah için kurulan dostluklar, ayet ve hadislerde övülmüş ve temel İslami kaynaklarda arkadaşlık hukuku, çok geniş bahislerle anlatılmıştır.
Kur’ân-ı Kerîm’de Cenab-ı Hak, Hz. İbrahim’i dost (Halîlullah) edindiğini anlatarak, (Nisa, 4/125) dostluğun büyük bir makam olduğunu hatırlatmaktadır.
Efendimiz’in etrafındaki mü’minlerin, talebe veya çırak yerine, sohbet ve arkadaşlığı çağrıştıran ‘sahabe’ kavramıyla isimlendirilmeleri de, dikkatlerimizi çeken bir husustur.
Hadis-i şeriflerde; herhangi bir menfaat beklentisi olmadan, sırf Allah için birbirleriyle dostluk kuranlara, nebilerin ve şehitlerin gıpta edecekleri ve onların, Allah’ın (cc) arşının gölgesinde gölgelendirilecekleri anlatılmaktadır.
KİŞİ, SEVDİĞİYLE BERABERDİR
İmam Gazali, Tûr Sûresi’nin 21. ayetini delil göstererek; Allah yolunda kardeş olan iki kişiden birinin makamı, diğerinin makamından daha yüksek olduğunda, öbürünün de onunla beraber aynı makama yükseleceğini anlatmaktadır. “Kişi, sevdiğiyle beraberdir.” hadisi gibi, birçok hadis-i şerif de bunu ifade etmektedir.
Elbette ki, insanın sadık arkadaşa olan ihtiyacı, diğer zaruri ihtiyaçlarından daha ehemmiyetsiz ve geri değildir. Bununla beraber Efendimiz, “Kişi, dostunun dini üzerinedir. Sizden herhangi biriniz, kiminle dostluk ettiğine iyi baksın.” buyurarak, arkadaş seçiminde çok hassas davranılması gerektini ve seçilen arkadaşın, hayatımızı ve ahiretimizi müspet veya menfi olarak çok ciddi etkileyeceğini ifade etmiştir.
EN ÖNCE GÜZEL AHLAKLI OLMALI
Selef alimlerimiz, sohbet ve arkadaşlığı teşvik etmişler, uzlete ve köşeye çekilmeyi kerih görmüşlerdir. Bunun yanında herkesle arkadaşlık yapılamayacağını ifade için, seçilecek arkadaşta aranacak özellikleri şu şekilde sıralamışlardır: Güzel ahlaklı olmak, fasık olmamak, bid’atçı olmamak ve dünyaya fazla düşkün olmamak.
Cafer Sadık (ra) ise yalancı, ahmak, cimri, korkak ve fasık insanlarla arkadaşlık yapılamayacağını söylemiştir.
Ebu Zer (ra), “Kötü bir arkadaşa sahip olmaktansa tek başına kalmak daha hayırlıdır.” demiştir.
Kur’ân-ı Kerîm’de de, günahkârların ve kötü arkadaş edinenlerin nedameti anlatılırken: “Âh ah! Keşke şu falancayı dost edinmeseydim!..” (Furkan, 25/28) şeklinde feryat edeceği haber verilmektedir.

CAFER CAN

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER