Selamlaşın ki birbirinizi sevesiniz

İslâm’ın ahlâkî esasları da, ibadetlerdeki emir ve yasaklar gibi, hem dünyamızı hem de ahiretimizi Cennet’e çevirecek prensiplerdir. İslâm, hayattaki bütün davranışlarımızla ilgili prensipler getirmiş ve gezerken, otururken, yatarken, kalkarken, yerken, içerken ve hatta tuvalete girip çıkarken nasıl hareket edeceğimizi ve bu sıradan hareketlerin nasıl ibadete dönüşeceğini bize bildirmiştir.
Selam ile İslam kelimesi aynı kökten gelir
İslâm kelimesi kelime olarak barış, esenlik ve güven anlamlarını taşımaktadır. Aynı kökten gelen “es-Selâm” ismi de, Esma-i Hüsnâ’dandır. İnsanların karşılaştıklarında selamlaşmasında, karşılıklı olarak güven duygusu vurgulanmaktadır. Selamlaşan iki kişi birbirine adeta “Bana güvenebilirsin, benden sana herhangi bir zarar gelmez.” demektedir.
İtimadı ve muhabbeti artırır
İnsanlar arasındaki muhabbet ve itimadı kuvvetlendiren ‘selâm’, İslâmi bir edep olarak, Kur’ân’da zikredilmiş ve Efendimiz’in hayatında ısrarla tatbik edilmiştir. Selâm verme, edeblerin içerisinde en nâdide olanıdır. Çünkü selam, her devirde tazeliğini koruyan bir dua ve Cenâb-ı Hakk’ın, cennet ehline bir hitabıdır. “Merhametli olan Rab katından, onlara selam vardır.” (Yâsin, 36/58)
Evlerinize girerken selam verin
Allah Teâla, evlere girerken selam verilmesini emretmiştir; “Evlere girdiğiniz zaman, kendinize ehlinize Allah katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selam verin.” (Nûr, 24/61)
Selam, Cennet’e giden bir yol
Efendimiz de, “tanıdık tanımadık herkese selam vermenin” İslâm’ın güzel bir edebi olduğunu söylemiş,“Size, tatbik ettiğinizde birbirinizi seveceğiniz amele işâret edeyim mi? Selâmı aranızda yayınız.” buyururak, selamlaşmanın ehemmiyetine dikkat çekmiş ve hadisin devamında, Cennet’e girmenin bir vesilesi olarak zikretmiştir. Yine Hz. Enes’e (ra) hitaben, “Ailenin yanına girdiğinde selâm ver ki, sana ve ev halkına bereket olsun.” buyurarak selamın aynı zamanda dua yerine de geçtiğini ifade etmiştir.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER