Yeni akım organik köy kahvaltısı

Doğal ortamda hafta yorgunluğunu bir pazar kahvaltısı ile çıkarmak isteyenler köylere akın ediyor. Hem organik kahvaltı sektörü büyüyor hem de köylüler ürettikleri el işlerine pazar oluşturuyor. İstanbul, Ankara gibi şehirlerde akla ilk Çeşme, Alaçatı ve Foça gelse de organik kahvaltı işi, adı daha önce duyulmamış beldelerin isimlerini meşhur ediyor.

Çeşme, Alaçatı, Foça…İzmir’de bu turizm merkezleri kadar çok bilinen köyler de var. Kaynaklar, Çiçekli, Bademler bunlardan birkaçı… Doğal ortamda hafta yorgunluğunu bir pazar kahvaltısı ile çıkarmak isteyenler bu köylere akın ediyor. Hem organik kahvaltı sektörü büyüyor hem de köylüler ürettikleri el işlerine pazar oluşturuyor. Tatilcilerin aklına ilk kulakların aşina olduğu yerler gelse de organik kahvaltı işi, adı daha önce duyulmamış beldelerin isimlerini meşhur ediyor.

Son yıllarda dikkat çeken o mekânların öncüsü İzmir’in Kaynaklar köyü… Köy, bin yaşındaki ulu çınarın etrafında kurulu ve şehrin akciğeri hükmünde ormanlarıyla meşhur. Turizm merkezlerine hayli uzak olsa da hafta sonu tatili için ideal bir köşe.

Buca’ya bağlı köy, adını gürül gürül akan soğuk kaynak sularından alıyor. Nif Dağı eteklerine kurulu, şehir merkezine 10-15 kilometre uzaklıkta. Adeta yakında bir yayla gibi. Sizin de yolunuz Kaynaklar’a düşerse ya Bereket’e, ya Papatya Kahvaltı Bahçesi, ya Konyalı Bacılar ya da Çitlenbik Gözleme Evi’nden herhangi birinin sofrası sizi bekliyor. Sonrası ise artık köy meydanındaki ulu çınarın altında, şehrin gürültüsünden uzakta, köy ahalisi ile kahve ve çayınızı içebilirsiniz… Tescilli doğal anıt olan ağacın altında herkese, her fikri yer var. Tırmanma hazırlığı yapan dağcılar, farklı şehirden gelen turistler, köy camisinde namaz saatini bekleyenler çınar altında soluklanıyor. Adeta gölgesinde herkes için sandalye bulunduruyor. Bir de bunlara köy pazarında el işi ürünleri satanlar eklenince tam fotoğraflık tablo ortaya çıkıyor….

Bereket Kahvaltı Salonu, bir köy evinin bahçesine kurulmuş. İncir ve erik ağaçları altındaki mekânda kahvaltıya, çiçek kokuları, civciv sesleri eşlik ediyor. Süleyman Kabakçı ve çocukları tarafından işletilen kahvaltı bahçesinde masaya gelen her ürün ev yapımı. Özellikle hafta sonları yer bulalar kendilerini şanslı hissediyor. Sarmalar, dolmalar, mantılar ve her türlü gözlemenin tadına bakmak mümkün. Fiyatların makullüğü cazibeyi daha da artırıyor.

Nif Dağı-Kaynaklar Deresi ve Ulu Çınar

Buca üzerinden Kaynaklar’a ulaşmak yaklaşık 15 dakika sürüyor. Köy, ormanı ve tatlı suyuyla ünlü Nif Dağı’nın eteğine kurulu. Cami ve köy pazarının bulunduğu meydanda asırları bir bir deviren ulu çınar var. Yaşı konusunda çeşitli efsaneler olsa da 1994’te Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ağacın 980 yaşında, 30 metre boyunda, 4 metre çap ve 15 metre çevre genişliğinde olduğunu tespit etmiş. Artık tescilli Anıt Ağaç kimliğine sahip Çınar, son olarak 2015 yılında Büyükşehir Belediyesi tarafından restorasyon bakımından geçti. Şimdi önünde bakanları şaşkına çevirecek kimliğini gösteren bir tabela var: Adı: Kunduracı Çınarı Yaşı: 1000

Serpme de var açık büfede

Çiçekli Köyü: İzmir-Manisa Karayolunun 10 kilometresinde sağa çıkış veren yol 1 kilometre sonra sizi Çiçekli’ye ulaştırır. Geniş bahçelere kurulmuş köy kahvaltısı işletmeleri sizi karşılar. Merkezde bulunan tarihi cami size köyün geçmişi hakkında fikir verir. Özellikle açık büfe ve serpme kahvaltı sevenler Çiçekli’de aradığı her şeyi bulur.

Bademler köyü: Urla Seferihisar yolu üzerinde çiçek gibi bir köy. En önemli gelir kalemi çiçek üretimi. Tarım ürünleri köy ismi ile markalaşırken, Büyükşehir Belediyesi de destek sağlıyor. Organik kahvaltı için hafta sonu önemli oranda ziyaretçi köye misafir oluyor.

Kozbeyli köyü: Foça’nın en eski köylerinden birisi Kozbeyli. Taş evleriyle meşhur. Şimdilerde tarihi yapılar restore ediliyor. Sakinlik arayanların tercih ettiği mekân. Çocukların rahatça vakit geçirmesi için her şey düşünülmüş. Deniz manzarası eşliğinde dibek kahvesi içmek mümkün.

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER