AK Parti, Avrupa Parlamentosu’ndan ihraç mı ediliyor?

AK Parti’nin otoriter tutumunun değişmeyeceğine dair AECR grubunda kemikleşmiş bir kanaat hakim. Eylül ayında yapılacak AECR Genel Kurulu toplantısında AK Parti’nin gruptan ihraç edilmesi, iddiadan öte gerçekleşmesi çok muhtemel, sonuçları itibarıyla Türkiye’yi birçok alanda etkileyebilecek siyasi bir olayın ön habercisi olarak kabul edilmeli.

Avrupa Hıristiyan Demokratlar Grubu olarak bilinen Avrupa Halkları Partisi (European People’s Party-EPP) 2002 yılında AK Parti’nin iktidara gelmesinin hemen ardından partiyi EPP grubuna katılmaya davet etmişti. Avrupa Parlamentosu’nun en etkili grubundan gelen bu teklif, AK Parti’ye bir yıllık gözlemci üye statüsü tanırken, ilerleyen yıllarda gruba tam üyeliğe dair kesin bir taahhütte bulunmamıştı. AK Parti’nin gözlemci üye statüsünden ortak üye statüsüne yükseltilmesine dair beklentileri, EPP grubunun o dönemki en önemli iki siyasi lideri olan Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Fransız Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy tarafından engellenmişti.

EPP’den AK Parti’ye gelen teklif, gruba ortak üyelik perspektifini garanti etmemesine rağmen AK Parti, muhtelif yetkilileri marifetiyle EPP’nin kendisine çifte standart uyguladığını ve grubun karar alma süreçlerine kendisini dahil etmediğini farklı AB başkentlerinde sürekli dile getirdi. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını ortaya koyma adına dönemin Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanlığı ve AK Parti genel başkan yardımcılığı görevlerini yürüten Mevlüt Çavuşoğlu, 2013 yılında bir Polonya ziyareti sonrası Brüksel’e uğramış, AK Parti olarak Avrupa Parlamentosu Hıristiyan Demokratlar Grubu gözlemci üyeliğinden ayrıldıklarını kamuoyuna duyurmuştu. Ardından, EPP’ye gönderilen ayrılma mektubunda özellikle AK Parti ve EPP grubu arasındaki güven bunalımına işaret edilmişti. Bu tercih, EPP’ye rahat bir nefes aldırmış, AK Parti’nin gruptaki belirsiz ve istenmeyen geleceğini netliğe kavuşturmuştu.

Yine çok konuşulan bir kararla AK Parti, 12 Kasım 2013 yılında AB’nin genişlemesi ve derinleşmesine şüpheyle yaklaşan Avrupa Muhafazakârlar ve Reformcular İttifakı’na (AECR) katıldığını resmi olarak deklare etmişti. AK Parti’nin Avrupa’nın en büyük siyasi ailesi Hıristiyan Demokratlar Grubu’ndan ayrılıp, AB’nin federalizme yönelmesine şiddetle itiraz eden ve göç karşıtı görüşleri ile tanınan, yeni kurulmuş ve rüşdünü henüz ispatlamamış bir siyasi aileye katılması, gerek Türkiye de gerekse de Avrupa’da çeşitli mahfillerce şaşkınlıkla karşılanmıştı.

AECR kararını eylülde verecek

AECR, Avrupa siyaset arenasının yeni ailelerinden biri. İngiltere’den Muhafazakâr Parti lideri David Cameron ve dönemin Çek Cumhuriyeti Sivil Demokrat Partisi (ODS) lideri Mirek Topolanek öncülüğünde 2006’da temelleri atılan grup, resmi olarak 2009 yılında kuruldu. İngiliz Muhafazakâr Partisi’nin resmi davetiyle gruba ortak üye olan AK Parti, Kasım 2013’ten bu yana grubun ortak üyesi sıfatıyla faaliyetlerine devam etmekte.

 

Untitled-2Fakat son iki yıldır AECR grubunda AK Parti aleyhine büyümekte olan muhalefet, özellikle Türkiye’nin gruptaki en büyük destekçilerinden olan İngiltere’nin geçen haftalarda AB’den ayrılmaya karar vermesiyle kendini daha da güçlü bir şekilde hissettirmeye başladı. AECR grubunun önemli yüzlerinden olan Jan Zahradil (Çek Cumhuriyeti), Anders Vistisen (Danimarka), Sajjad Karim (İngiltere) gibi vekiller, Türkiye’nin hususiyle 2013 yılından bu yana Gezi Parkı, 17-25 Aralık yolsuzluk soruşturmaları, yüksek yargı-güvenlik bürokrasisine dair alınan kararlar, Kürt siyasetçiler ve Gülen Hareketi özelinde toplumun farklı sivil-muhalif kesimlerine uygulanan siyasi baskıdan ötürü AK Parti’nin gruptan çıkarılması gerektiğini defaatle dile getirdiler.

OTORİTERLEŞMENİN MALİYETİ, İHRAÇ OLABİLİR

Bu tartışmalar devam ederken, geçtiğimiz hafta AECR grubu “fact-finding mission” çerçevesinde Türkiye’ye bir delegasyon gönderme kararı aldı. Bu delegasyon, Ankara’da gerek AK Parti kurmayları gerekse de farklı siyasi partilerin temsilcileri ile bir toplantı yaparak, Türkiye’de son dönem hukukun üstünlüğü, erkler ayrılığı ilkesi, AB reform süreci ve benzeri birçok hassas konunun son dönem ahvalini inceleyip bir bakıma AK Parti’ye dönem sonu kanaat notlarını verecekler. Bu notlar, henüz resmi olarak açıklanmayan fakat AECR yetkililerince kapalı toplantılarda dile getirilen ve eylül ayında Prag’da yapılması öngörülen AECR Genel Kurulu toplantısına ulaştırılacak. Eylül 2016’da yapılacak bu toplantıda Türkiye’den gelen raporla birlikte AK Parti’nin grupta kalıp kalmayacağına dair nihai karar verilecek.

AK Parti’nin son üç yıldır Türk toplumun tüm muhalif kesimlerinde hissettirdiği baskıcı ve yer yer otoriter tutumun değişmeyeceğine dair grupta artık kemikleşmiş bir kanaat oluşmuş durumda. AK Parti’yi başından beri destekleyen İngiliz Muhafazakâr Partisi’nin artık olmayışı ve grubun kıta Avrupa’sında faaliyet gösteren diğer üye partilerinden sürekli gelen şikâyetler dikkate alındığında; AK Parti’nin yüksek ihtimalle gruptan ihraç edileceğine dair güçlü bir beklenti ortaya çıkmakta. Tüm bu saiklere istinaden, Eylül 2016’da Prag’da yapılacak AECR Genel Kurulu Toplantısı’nda AK Parti’nin gruptan ihraç edileceğini söylemek, iddiadan öte gerçekleşmesi çok muhtemel, sonuçları itibarıyla AK Parti ve Türkiye’yi birçok alanda etkileyebilecek siyasi bir olayın ön habercisi olarak kabul edilmeli.

Berk Uluç

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER