Masai Mara sizi çağırıyor

Belgesel izleyicilerinin mutlaka kulak aşinalığı vardır Masai Mara ismine. Uçsuz bucaksız savanları, vahşi yaşamı ve yerel kültürüyle müthiş bir çekim gücüne sahip. Sadece doğası ile değil, Hint Okyanusu kenarında bulunan Mombasa’da safari yorgunluğunuzu atıp beyaz kumsalın tadını da çıkarabilirsiniz.

Afrika’nın ruhunu yansıtan iki doğa harikası hiç şüphesiz Masai Mara ve Serengeti… Masai Mara’yı sınırları içinde barındıran Kenya, Hint Okyanusu’na kıyısı olan yaklaşık 39 milyon nüfuslu bir ülke. Ülkenin en büyük geçim kaynağı turizm. Safari yapmak ve yerel kültürü tanımak isteyen turistler bu ülkeye akın ediyor. Nairobi’den 20 kilometre uzaklıkta Nairobi Doğal Parkı ve 180 kilometre uzaklıktaki Nakuru Doğal Parkı’na günübirlik geziler düzenlenirken, çeşitlilik nedeniyle safariler için genellikle Masai Mara tercih ediliyor.

Dünyanın en büyük vahşi hayvan göçü, Masai Mara ile Tanzanya’daki Serengeti Ulusal Parkı arasında gerçekleşiyor. Masai Mara Doğal Parkı ile Serengeti Ulusal Parkı’nda ağustos ve ekim ayı arasında zebra, bufalo ve antilop gibi pek çok hayvan göç ediyor. Bu yolculuğa aslan, leopar ve çita gibi avcılar da katılıyor. Nairobi’den Masai Mara’ya karayoluyla 5 saatte, özel uçaklarla 45 dakikada ulaşılabiliyor. Bu kısa uçuşun ardından hemen safariye başlanabiliyor. Öte yanda kahvaltı ikramı verilen balon safarilerinde, düzlüklerdeki yabani hayvanları izlemenin keyfi bir başka.

Karadan yapılan gezilerde araçtan inmek yasak olduğu için birçok vahşi hayvanı yakın mesafeden güvenle izleyebilmek mümkün.

Masai Mara’da normal oda ve çadırlardan oluşan beş yıldızlı oteller hizmet veriyor. Yırtıcı hayvanların özellikle sabah saatlerinde avlanmaları nedeniyle erken saatlerde safariler yapılıyor. Tavanları açılır şekilde düzenlenmiş arazi araçlarıyla dolaşılıyor.

masai-mara12

Bölgeye adını veren ve modern hayatın imkanlarından yararlanmayı reddeden yerli kabile Masailer, aslan, leopar, gergedan gibi vahşi hayvanlarla hayatı paylaşıyor. Nairobi’de doğal hayatta yaşayan yerli kabile olan Masailer, ülkedeki diğer 42 kabilenin aksine kırsal yaşama ve geleneklerine bağlı bir hayat yaşıyor. Ayakkabılarını kendileri yapan Masailer, giysilerini ise hazır olarak temin ediyor. Yerli kabile, turistlere belirli bir ücret karşılığında köylerini gezdiriyor ve konuklarına geleneksel dans gösterileri sunuyorlar. Bu şekilde elde edilen gelir de kabilenin ihtiyaçları için harcanıyor.

Mombasa, Hint Okyanusu’nun kıyısında mercan adasının üzerinde kurulmuş. Bir dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun da himayesinde kalan şehir, oldukça tarihi bir geçmişe sahip. Turkuaz renginde okyanus ve bembeyaz kumsallarıyla göz kamaştırıyor. Gezinizin son bölümünü başkent Nairobi’ye ayırabilirsiniz. Yoğun trafik sebebiyle rahat hareket edemeseniz de şehir içinde küçük tur yapabilirsiniz.

Nasıl gidilir?

Kenya, Türk vatandaşlarına 50 dolar karşılığında ülkeye girişte vize uyguluyor. Dolduracağınız küçük bir formla ülkeye sorunsuz bir şekilde giriş yapabiliyorsunuz. Önce Nairobi’ye uçmanız gerekiyor. THY’nin İstanbul’dan Nairobi’ye uçuşu var. Yolculuk yaklaşık yedi saat sürüyor. Vizeyi kapıda da alabiliyorsunuz. Kamplara internet adreslerinden ulaşıp rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Rolf%U2019s-Place1

Rüya restoran Rolf’s Place

Nairobi’de görülmesi gereken yerlerden biri de Rolf’s Place Restoran. Gür yağmur ormanları içinden geçerek restoranın bulunduğu vadiye ulaşıyorsunuz. Vadi üstünde bulunan asma köprüden geçtiğinizde sizi yerli Masai savaşçısı karşılıyor. Doğal yaşam parkının içinde bulunan restoran, aynı zamanda konaklama imkânı sağlıyor. Yemeğinizi yerken bir yandan da vahşi hayvanları görebilirsiniz.

ŞULE TÜLİN ÜNER

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER