Demokrasiye açık bir saldırı

CHP lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasında Türkiye Cumhuriyetinin altın tabak içinde sunulmadığını, ülkenin acıyla, kanla, gözyaşıyla kurulduğunu hatırlattı. Demokrasinin ise Cumhuriyeti kuranların vasiyeti olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, “Dün yaşadığımız olay doğrudan bir darbe girişimidir. Cumhuriyetimize, demokrasimize, tarihsel birikimimize yapılmış açık bir saldırıdır. Dün demokrasiye yapılan bu saldırıyı açıkça lanetliyoruz.” diye konuştu. Bu sürecin tüm siyasi partileri darbe karşıtı ortak paydasında buluşturmasının önemli olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, “Bu ortak payda, cumhuriyet ve demokrasiye olan bağlılığıdır TBMM’nin. Demokrasiyi geliştirmek ve derinleştirmek hepimizin ortak paydası oldu. Bu, bize gurur ve onur veriyor ancak bunu sadece dilimizle değil, yüreğimizle de söylemeye devam edeceğiz.” dedi.

Demokrasinin, aynı zamanda Anayasa ve edilen yemine bağlılık, düşünce özgürlüğü, medya özgürlüğü, demokrasi, tarafsız ve bağımsız yargı demek olduğunu vurgulayan CHP lideri, “Dün halkımız meydanlara çıktı, darbeye karşı direnme hakkını kullandı. Hukukun çiğnendiği, hukukun üstünlüğünün reddedildiği hâllerde, mesela, demokrasinin darbeyle yok edilmesinin istenmesi hâlinde, direnme hakkının ne kadar meşru olduğunu dün gördük; direnme hakkına bundan daha güzel bir örnek verilemez. Hiç kimse unutmasın: Bu Meclis sonuna kadar demokrasiyi savunacaktır.” şeklinde konuştu.

ADALETTEN SAPANLAR, HUKUK İÇİNDE YARGILANMALI

Darbe girişiminin, parlamenter demokratik sistem tarafından önlendiğine de işaret eden Kılıçdaroğlu, bu durumun parlamenter demokratik sisteminin ulaştığı olgunluğu da gösterdiğini kaydetti. Kılıçdaroğlu, medya özgürlüğüne de dikkat çektiği konuşmasında “Her türlü eziyet ve yasağa rağmen özgürlüğünü korumaya çalışan medya, darbecilerin yolunu kapattı, özgürlüğün yolunu gösterdi. Medya özgürlüğü çağdaş demokrasilerde yasama, yargı ve yürütmeden sonra dördüncü büyük güç. Artık bu gücün hepimizin önünde olduğunu da hepimiz bilelim değerli milletvekilleri. Bu darbe girişimiyle ilgili olarak her siyasi partinin oturup bir öz eleştiri yapması tarihin zorunlu kıldığı bir durumdur değerli arkadaşlar, bir zorunluluktur. Bu dönemi soğukkanlılıkla, devletin vakarına ve ciddiyetine yakışan bir anlayışla yani hukuk içinde kalarak atlatmamız gerekmektedir. Devlet, hukuk içinde devlettir. Adalet, mülkün yani devletin temelidir. Kim adaletten saptıysa, hukukun içinde yargılayacağız, ön yargılardan uzak, adalete teslim edeceğiz. Devletin saygınlığına ve vakarına düşen de budur.”

HENÜZ YORUM YOK

CEVAP VER